Aladağlar Emler (3723m) – Serdar Ayrılmaz Anma Tırmanışı

Faaliyetin Adı: Aladağlar Emler (3723m) – Serdar Ayrılmaz Anma Tırmanışı
Faaliyet Tarihi: 19-20 Mayıs 2018
Faaliyeti Düzenleyen: Klosdağ İhtisas Kulübü
Faaliyet Sorumlusu: Sönmez ERKAYA
Kamp Yeri: Serdar Ayrılmaz DağEvi
Tırmanış Süresi: 7 saat tırmanış 3 saat iniş
Teknik Malzemeler: Kask, Baton
Hava Durumu: Tırmanış süresince açık güneşli rüzgarsız
Sporcular: Antrenör Sönmez ERKAYA, 6 sporcu Recep KULABER, Ali DOĞUYILDIZ, Mehpare Ertekin TEKSÖZ, Hilal ARIKOĞLU, Kübra DALGALI, Yusuf ALTAÇ

18 Mayıs 2018 Cuma
Sabah saat 8:00 uyandım ve Aladağlar’a gitmeliyim dedim. Daha önce hiç gitmediğim ve tanımadığım dağın özlemiyle uyandım. Hemen Sönmez hocamla irtibata geçtim ve yarın Aladağlar’da olacağını söyledi. Önceden planlansaydı bu kadar işim rast gitmezdi herhalde. Sıra aklımdakini Kübra’ya söylemek; zor olmadı kabul etti. Tek korkum Kübra’nın gece üşümesi ama düşündüğüm gibi olmadı. Aile fertlerinden izinler alındıktan sonra büyük bir çanta yaptım yıllardan sonra kampa gitmenin heyecanını yaşadım, uyku tulumumun kokusunu özlemiştim.

19 Mayıs 2018 Cumartesi
Sabah saat 06:00 uyandım, Kübra’yı da yoldan aldım, sonra dolmuşa bindik. Niğde otobüslerinin kalktığı durağa gittik. İlk araç saat 9:00’da geldi. Tabii bu arada Kübra biraz tedirgin 🙂
Onu rahatlatmak için yapmadığım köpeklik kalmadı neyse bu arada gruptan Sönmez hoca nasıl gelmemiz gerektiğini yazdı. Eski otogarda Çamardı minibüslerine binip Çukurbağ köyü, Martı mahallesinde inip traktörcü Mehmet (Şenol) abinin bizi alacağını söyledi. 1 saatlik yolculuk sonunda otogarda bizim dağcı olduğumuzu anlayan beyefendi bizi yönlendirdi ve TDF eğitimine katılan dağcılarla birlikte traktörcü Mehmet abinin evine geldik. Sıcak karşılamadan sonra herkesle tanıştık. Köy kahvaltısı yaptık. Sönmez hoca ekipten bir kaç kişi ile geldi çantaları pikapa yükledik. Serdar Ayrılmaz’ın abisi Utku hocanın dağ evine gittik. Serdar abinin ailesiyle tanıştık ve hep beraber Serdar hocanın mezarına gittik.

Aladağlar

Dönüşte yine dağ evine geldik. Öğleden sonra yağış görüldüğü için geceyi dağ evinde geçirdik. Dağ evinin en güzel odasını bize tahsis ettiler. Salonun hemen üstündeki ağaç evi andıran asma katı Kübra ile ben çok sevdik. Yuvarlak penceresinden Aladağlar gelin artık diyordu. Utku abi akşam yemeğinde bize mangal yaktı ve el yapımı vişne şarabı ikram etti. Serdar abinin sevdiği türküler ve anılar geceye eşlik etti. Ben kendisiyle şahsen karşılaşmasam da yaşam şekli ve insanların anlattıkları beni ona bağladı ve ortamda onun varlığını hissettim. Ağlamamak için kendimi sıktım bademciklerim şişti, güzel insan nur içinde yat. Gecenıin sonuna doğru kalk saati kararlaştırıldı 03:00.

20 Mayıs 2018 Pazar
03:00 da traktörcü Mehmet abi bizi almaya geldi ve Soğuk Pınar kamp alanına bıraktı. RAKIM 2000. Benim az da olsa tecrübem var ama Kübra’nın yoktu ve çok tedirgindi. Gecenin parlement mavisinde kafa ve el fenerlerimizle yürümeye başladık. İlk kapıya ulaşana kadar dağın değişik bölgelerinde dağcılar yürüyüşe çoktan başlamıştı, ateş böcekleri gibiydiler. 50 kişilik İstanbul grubu bizim 2 km. önümüzden ilerliyordu. Birinci kapıda onları yakaladık ve bir süre onlarla devam ettik. Belirli noktalarda beşer dakikalık molalar verdik, benim öksürüğüm gittikçe arttı. Neyse şu anda geçtiğimiz güzergahların ismini bilmeden rapor yazmak biraz saçma olsa da zirveye 1 saat kala gruptan ayrıldık. 3000 metreye ulaştığımızda midem ve ellerim şişti. Öksürüğüm arttıkça beni boğmaya başladı. Oradan geri dönmeyi düşündüm ve içimden kendime dedim ki: “Dönersen bir daha adım atamazsın buralara!” Kısaca tehdit ettim kendimi :).

Aladağlar
Kübra’nın ilk tırmanışı olmasına rağmen çok ciddi bir dirayetle yoluna devam etti. Başlangıçta beni özlü ve orjinal küfürleriyle yıkasa da onu tebrik ediyorum. Saat 8:45 ve zirvenin hemen aşağısında mola verdik. Yüksek irtifadan kaynaklı mı desek oksijensizlikten mi desek bilemedik yıllarca Türk insanının diline dolanmış şarkı ve türkülerin anlamsız sözlerine takıldık ve Sönmez hocanın espirili yorumlarıyla: ‘Manda söğüde yuva yapıyor bişey demiyorsunuz, yavrusunu sinek kapıyor ona sesinizi çıkarmıyorsunuz da’ ama şalvarın içine düşen ateş dikkatinizi çekiyor yani !!! sonra Safiye’ye karyola dar geliyor:)))’ demesi hepimize doping gibi geldi. 15 dakilalık dopamin molasından sonra yer yer kar ve buzlu yer yer çarşaklı 700 metrelik son dikeyden zirveye yürümeye başladık. Hayatımda ilk defa bir şeyin sonunu görme arzusu beni yavaşlattıkça yavaşlattı, çok garipti yaklaştıkça uzaklaşan sabrımı sınayan tutarsız bir güdülenmeyle yoluma devam ettim. Sağlık problemlerimden hiç bahsetmiyorum artık ama psikolojim bir anda çöktü. Mehpare ile en arkadan gelirken “çok oksijen, yavaş adımlar” taktiğini öğrendim. Bu arada ondan hiç bahsetmedim şöyle ifade edeyim ‘google gibi kadın’ başka bir tarifi yok. İnsan olarak da çok tatlı, ekibimizin diğer fertleri de ayrı güzel insanlar ama o ayrı :). Zirveye 100 metre kala buz ve kar iyice yıldırdı beni. Kübra önden yardırdı gidiyor tabi 🙂 neyse biraz kaya ve buz tırmanışından sonra zirveye ulaştık. Bu arada 50 kişilik İstanbul grubu 20 kişiyle zirveye geldi. Kalan 30 kişi geri dönmüş:).

Aladağlar

Zirveye kavuştuğumda kulaklarımda bir şarkı: SANTANA-BLACK WOMEN ne alakaysa, etrafımda Aladağlar’ın görkemli zirveleri, Ihlara vadisi ve gördüklerimi görmesini istediğim insanların hayali vardı. Ürkütücü saygı duyulası bir güzellik karşısındaydım aynı zamanda tepesindeyim. Ekip tamamlandıktan sonra fotoğraflar çekildik, sloganımızı attık ve dönüş için hazırlandık. Erken ayrılmak zorundaydık, malum 20 kişi bizi bekliyordu. İniş epey zor görünüyordu ama kısmen zorluk çektim, bu arada zirveye ilk varan Kübra’ydı:).
Belime kadar saplandım, yer yer çaşaklara sürtündüm ama sonunda dikeyi inebildim. Batonun ne işe yaradığını daha yeni öğrendim, Bursa’da anlam veremiyordum gerçekten önemli bir teknik malzeme en kısa zamanda ilk onu alacağım.

Aladağlar

Tüm ekip indikten sonra dönüş rotamıza koyulduk. Fazla mola vermedik. Bazı güzergahları kayarak indik. Ben yine çarşaka sürtündüm neyse ki bişey olmadı. Dönüşümüz baya hızlı oldu çünkü yağmur geliyordu. Soğuk Pınar kamp alanına 1 km. kala parlak ve yeşil taşlar buldum bir kaç tane aldım, kamp alanında mutlu ve gururlu pozlar verdikten sonra kıl çadırda çayımızı içtik ve traktörcü Mehmet abinin arabasıyla dağ evine döndük.

Aladağlar

30 yıllık yaşamımda mutlulukla hatırlayacağım sayılı anılardan birtanesini bana yaşattığınız için çok minnettarım her şey için çok teşekkür ederim. Sizi iyi ki tanımışım.

HİLAL ARIKOĞLU/NEVŞEHİR

Henüz bir yanıt yok - "Sorularınızı aşağıda ekleyebilirsiniz"


    Söylemek istediğiniz bir şey mi var?

    HTML kullanılabilir